Giriş
Kamu ihale hukukunda uzun yıllardır süregelen en katı uygulamalardan biri, Danıştay’ın güncel ve emsal niteliğindeki kararıyla sarsılmıştır. İdareler, aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunulan üçüncü kişi fiyat tekliflerindeki (proforma fatura vb.) şekli veya maddi hataları, doğrudan isteklinin “yasak fiil” işlemesi olarak kabul etmekteydi. Ancak, Danıştay Onüçüncü Dairesi, kusursuz sorumluluk anlayışını reddeden devrim niteliğinde bir içtihada imza atarak; isteklinin, üçüncü kişinin fiilinden sorumlu tutulabilmesi için “somut işbirliği” ve “bilgi” unsurunun aranması gerektiğine hükmetmiştir.
Hukuki Çerçeve: Yasak Fiil ve İspat Yükü
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17. maddesinin (b) bendi, “ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmayı” yasak fiil olarak tanımlar. İhale pratiğinde, aşırı düşük teklif açıklamasına dayanak teşkil eden faturanın geç beyan edilmesi veya defter kayıtlarındaki uyumsuzluklar, idarelerce otomatik olarak “yanıltıcı belge” veya “hile” kapsamında değerlendirilmekte ve istekliler hakkında yasaklama kararları verilmekteydi.
Bu yaklaşım, Ceza Hukuku’nun temel prensibi olan “şahsi sorumluluk” ilkesini ihlal etmekte ve istekliyi, denetleme imkanı olmayan üçüncü şahısların (tedarikçilerin) kusurlarından sorumlu tutmaktaydı.
Danıştay İçtihadı: “Somut Bağlantı ve İştirak İradesi” Şartı
Konuya ilişkin Danıştay 13. Dairesi’nin 02.10.2025 tarihli ve E:2025/1935, K:2025/2908 sayılı kararı, Kamu İhale Kurulu’nun (KİK) 03.12.2025 tarihli kararıyla da uygulanmış ve hukuk dünyasında yeni bir dönem başlatmıştır.
Olayın Özeti: İstekli, aşırı düşük teklif açıklaması için üçüncü bir firmadan fiyat teklifi almıştır. İdare, bu fiyat teklifine dayanak olan faturanın, ihale tarihinden sonra Gelir İdaresi Başkanlığı’na beyan edildiğini tespit etmiş; istekli ile fiyat teklifi veren firma arasında danışıklı bir işlem olduğu varsayımıyla istekliyi “ihale kararını etkilemeye teşebbüs” suçlamasıyla değerlendirme dışı bırakmıştır.
Danıştay’ın Devrim Niteliğindeki Gerekçesi: Yüksek Mahkeme, idarenin “varsayıma dayalı” ceza verme pratiğini hukuka aykırı bulmuş ve şu çarpıcı tespitleri yapmıştır:
“Aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifinde herhangi bir hukuka aykırılığın tespit edilmesi halinde ihaleye teklif verenin bu durumdan sorumlu tutulabilmesinin, söz konusu hukuka aykırılığın ihaleye teklif veren ile teklif alınan üçüncü kişi arasında somut bir bağlantı bulunmasına bağlı olduğu…”
Danıştay, sorumluluğun sınırlarını çizerken “bilme” unsurunu şart koşmuştur:
“İhaleye teklif veren isteklinin, fiyat teklifi veren üçüncü kişi ile birlikte hareket ettiğine veya hukuka aykırılığın ihaleye teklif veren tarafından da bilindiği ya da bilinmesi gerektiği yönünde tespitlere yer verilmesi gerektiği…”
Mahkeme, aksi yöndeki uygulamanın ihale hukukunun temel ilkelerine aykırı olacağını şu sözlerle vurgulamıştır:
“Aksi halde söz konusu fiyat teklifini ihaleyi gerçekleştiren idareye sunan istekli yönünden herhangi bir araştırma yapılmaksızın doğrudan sorumluluğuna gidilmesinin… 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirlenen temel ilkelere de aykırılık teşkil edeceği…”
Uygulamada Durum: Müvekkiller İçin Stratejik Yol Haritası
Bu karar, özellikle karmaşık maliyet yapısına sahip inşaat ve hizmet ihalelerinde, tedarikçi kaynaklı risklerle karşılaşan firmalar için hayati bir koruma sağlamaktadır:
- Varsayımları Çürütme: İdarenin, “Fatura geç beyan edilmiş, demek ki sahte” şeklindeki düz mantığı artık hukuken geçersizdir. İdarenin, sizin o tedarikçiyle “kötü niyetli bir işbirliği” (iştirak) içinde olduğunuzu somut delillerle (mail trafiği, ortaklık yapısı, tanık beyanı vb.) ispatlaması gerekmektedir.
- Otomatik Men Kararlarına İtiraz: Tedarikçinizin muhasebe hatası veya ihmali yüzünden firmanız hakkında verilen yasaklama veya değerlendirme dışı bırakma kararları, bu Danıştay kararı emsal gösterilerek İdare Mahkemeleri nezdinde iptal ettirilebilir.
- Savunma Stratejisi: Aşırı düşük teklif savunmalarında, fiyat teklifi alınan firmaların güvenilirliği araştırılmalı; ancak olası bir sorunda “iyiniyetli üçüncü kişi” konumunda olduğunuz ve denetim yetkinizin bulunmadığı savunması güçlü bir şekilde işlenmelidir.
Sonuç & Öneri
Danıştay’ın bu kararı, ihale hukukunda “kusursuz sorumluluk” dönemini kapatmış, idarenin ispat yükümlülüğünü artırmıştır. Artık istekliler, kontrolleri dışında gerçekleşen üçüncü kişi fiilleri nedeniyle otomatik olarak “yasak fiil” faili ilan edilemeyecektir. Bu süreç, teknik hukuk bilgisi ve doğru strateji gerektirir. Firmanızın haksız bir yasaklama veya eleme kararıyla karşılaşması durumunda, bu devrim niteliğindeki içtihadı lehinize kullanmak ve hak kaybını önlemek için profesyonel hukuki destek almak üzere bize ulaşın.