Giriş: Bir Kaosun Sonu Mu?
Kamu ihale sözleşmelerinde, 2022 yılında yaşanan olağanüstü maliyet artışlarını telafi etmek amacıyla çıkarılan 4735 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi (Ek Fiyat Farkı ve Artırımlı Fiyat Farkı), uygulamada sayısız ihtilafa yol açmıştı. İdareler, yüklenicilerin başvuru dilekçelerindeki “kelime eksikliklerini” veya şekli hataları gerekçe göstererek hakedişleri ödememekte veya ödenenleri geri istemekteydi.
Ancak, Danıştay 13. Dairesi’nin 02.10.2025 tarihli ve E:2022/3976, K:2025/2910 sayılı kararı, bu süreci kökünden değiştiren tarihi bir hüküm kurmuştur. Karar, sadece fiyat farkı hesaplamalarını değil, idari yargılama hukukundaki “AYM kararlarının geriye yürümesi” tartışmasını da yüklenici lehine netleştirmiştir.
Bu, idarelerin “Dilekçende ‘artırımlı’ yazmamışsın, o yüzden sana ödeme yapmam” veya “Yaptığım ödemeyi geri ver” şeklindeki işlemlerini boşa düşüren, yükleniciler lehine muazzam bir içtihattır.
Tarih itibarıyla reddedilen ek fiyat farkı ve artırımlı fiyat farkı talepleriniz reddedildiyse karar neticesinden yararlanmak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Kararın Arka Planı: Yetki Aşımı ve İptal
Sürecin temelinde, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 13.09.2023 tarihli ve E:2022/81, K:2023/153 sayılı kararı yatmaktadır. AYM, 4735 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesinin 5. fıkrasında Cumhurbaşkanı’na verilen; ürün ve girdileri, hesaplama yöntemlerini ve oranları belirleme yetkisini, “yasama yetkisinin devredilmezliği” ilkesine aykırı bularak iptal etmiştir.
Danıştay 13. Dairesi, önündeki uyuşmazlığı çözerken bu iptal kararını merkeze almış ve şu tespiti yapmıştır:
- Dayanak Kanun maddesi (yetki normu) Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
- Dayanağı kalmayan Cumhurbaşkanlığı Esasları ve buna istinaden alınan Kamu İhale Kurulu (KİK) kararları da hukuki temelden yoksundur.
Danıştay’ın Devrim Niteliğindeki Gerekçesi
Bu kararı “sıradan” bir iptal davasından ayıran en kritik nokta, Danıştay’ın “Anayasa Mahkemesi kararlarının derdest davalara etkisi” konusundaki cesur yorumudur.
Normal şartlarda Anayasa’nın 153. maddesi gereği “İptal kararları geriye yürümez”. İdareler bu maddeye sığınarak, “Biz işlemi yaparken Kanun yürürlükteydi, sonradan iptal edilmesi bizi bağlamaz” savunması yaparlar. Ancak Danıştay 13. Dairesi, bu savunmayı yerle bir eden şu gerekçeyi kaleme almıştır:
“Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da bunların belirli kısımlarının Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği…”
Mahkeme, iptal kararının sonuçlarından, davası devam eden herkesin yararlanması gerektiğini vurgulamıştır:
“Aksi halde… Anayasa’ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olur ki, bu durumun Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceğinin kabulü gerekir.”
Bu gerekçeyle Danıştay, Kamu İhale Kurulu’nun 26/07/2022 tarihli ve 2022/DK.D-268 sayılı düzenleyici kararının (B) bölümünün 2. kısmını İPTAL ETMİŞTİR.
Uygulamaya Etkisi: Yükleniciler İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, özellikle başvuru dilekçelerindeki şekli eksiklikler nedeniyle mağduriyet yaşayan firmalar için can suyu niteliğindedir.
1. Şekilci Red İşlemleri Hukuka Aykırıdır
KİK’in iptal edilen kararı, yüklenicinin dilekçesinde “artırımlı” veya “ek” fiyat farkı ibaresini açıkça yazmadığı durumlarda idarelerin nasıl davranacağını düzenliyordu. Danıştay bu düzenlemeyi iptal ederek, idarelerin şekilci yaklaşımla (dilekçede kelime eksik diye) hak ediş ödemekten kaçınamayacağını dolaylı olarak tescillemiştir.
2. İdarelerin “Geri İsteme” İşlemleri Dayanaksız Kaldı
Birçok idare, sonradan yapılan denetimlerde “Dilekçeniz usule uygun değilmiş” diyerek ödedikleri fiyat farklarını geri istemekteydi. Danıştay’ın bu kararı, bu tür geri isteme işlemlerinin dayanağını (KİK Kararını) ortadan kaldırmıştır.
3. Derdest Davalar İçin Emsal
Şu anda idare mahkemelerinde fiyat farkı, katsayı hatası veya başvuru usulü nedeniyle davası devam eden tüm yükleniciler, bu kararı sunarak; “Dayanak yasal düzenleme AYM tarafından, dayanak idari düzenleme ise Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Hukuka aykırı düzenlemeye göre aleyhime işlem tesis edilemez” savunmasını yapabilirler.
Sonuç: Hukuk Devleti İlkesinin Zaferi
Danıştay 13. Dairesi’nin E:2022/3976 sayılı kararı, idare hukukunda nadir görülen netlikte bir “hukuki güvenlik” manifestosudur. Mahkeme, idarenin “Kanun arkasına saklanma” konforunu bozmuş ve Anayasa’ya aykırı olduğu tescillenen bir yetkiye dayanarak yüklenicilerin mağdur edilemeyeceğine hükmetmiştir.
Firmanızın;
- Ek fiyat farkı başvurusu “dilekçe eksikliği” nedeniyle reddedildiyse,
- Ödenen fiyat farkları geri isteniyorsa,
- Sözleşmenizde fiyat farkı ile ilgili uyuşmazlıklar devam ediyorsa,
Bu karar en güçlü hukuki silahınızdır. Süreci profesyonelce yönetmek ve hak kaybına uğramamak için uzman desteği almanız hayati önem taşımaktadır.