Kamu İhale Hukukunda “İstekli Olabilecek” Sıfatı ve Faaliyet Alanının Geniş Yorumlanması Gerekliliği

Danıştay 13. Dairesi’nin 28.06.2022 tarihli ve E:2022/2558, K:2022/2886 sayılı kararı, kamu ihalelerinde “istekli olabilecek” sıfatının ve bu sıfatın kazanılması için aranan “ihale konusu alanda faaliyet gösterme” şartının yorumlanmasına ilişkin önemli ilkeler ortaya koymaktadır. Yüksek Mahkeme, bu şartın ihaleye katılımı daraltacak şekilde değil, rekabeti artıracak şekilde geniş yorumlanması gerektiğini vurgulamış ve Kamu İhale Kurulu’nun (KİK) aksi yöndeki kararını hukuka aykırı bulan ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

Uyuşmazlığın Esası

Bir Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen “Laboratuvar Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak davacı şirket, ihale dokümanına yönelik itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Kamu İhale Kurulu, davacının şikâyet dilekçesi ekine ihale konusu alanda faaliyet gösterdiğine ilişkin bir belge eklemediği gerekçesiyle başvuruyu şekil yönünden reddetmiştir. Davacı şirket, KİK kararının iptali istemiyle İdare Mahkemesi’nde dava açmış, İdare Mahkemesi’nin işlemi iptal etmesi üzerine KİK kararı temyiz etmiştir.

Danıştay’ın Hukuki Değerlendirmesi

Danıştay 13. Dairesi, yaptığı incelemede 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu ele almıştır.

  • “İstekli Olabilecek” Kavramı ve Başvuru Ehliyeti: 4734 sayılı Kanun, ihale sürecindeki hukuka aykırı işlemlere karşı şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunma hakkını “aday”, “istekli” ve “istekli olabilecek” kişilere tanımıştır. “İstekli olabilecek” ise, ihale konusu alanda faaliyet gösteren ve ihale dokümanı satın almış gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik de bu doğrultuda, özellikle ilana ve dokümana yönelik başvurularda, başvuru ehliyetinin tespiti amacıyla şikâyet dilekçesi ekine ihale konusu alanda faaliyet gösterildiğine ilişkin bir belgenin eklenmesi zorunluluğunu getirmiştir.
  • Faaliyet Alanının Yorumlanması: Danıştay, uyuşmazlığın çözümünde kilit rol oynayan “ihale konusu alanda faaliyet gösterme” şartının nasıl yorumlanması gerektiği üzerinde durmuştur. Yüksek Mahkeme, bu şartın değerlendirilmesinde faaliyet konularının ihaleye katılımı azaltacak şekilde dar yorumlanmaması, aksine rekabeti artıracak şekilde geniş yorumlanması gerektiğini açıkça belirtmiştir.
  • Somut Olayın Değerlendirilmesi: Karara konu olayda ihale, “laboratuvar hizmet alımı” niteliğindedir. Başvurucu şirketin faaliyet alanı ise sunduğu belgede “Tıbbi ve sıhhi malzeme imalatı, onarımı, bakımı ve ticareti” olarak belirtilmiştir. Danıştay, bu faaliyet alanının, laboratuvar hizmet alımı ihalesini de kapsayacak genişlikte olduğunu ve dolayısıyla davacının ihale konusu alanda faaliyette bulunduğunun kabulü gerektiğini ifade etmiştir.

Hüküm ve Sonuç

Yukarıda belirtilen gerekçelerle Danıştay 13. Dairesi (E:2022/2558, K:2022/2886), davacının itirazen şikâyet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmadığına ve bu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararının onanmasına kesin olarak karar vermiştir.

Bu karar, idarelerin ve KİK’in, isteklilerin faaliyet alanlarını değerlendirirken katı ve dar bir yorum yerine, ihalenin temel ilkelerinden olan rekabeti ve katılımı en üst düzeyde sağlayacak esnek ve geniş bir yaklaşım benimsemeleri gerektiğini ortaya koyması açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu makale, yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her hukuki durumun kendine özgü koşulları bulunduğundan, benzer bir sorunla karşılaştığınızda profesyonel bir avukata danışmanız önem arz etmektedir.

Kamu ihale hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hukuki destek almak ve detaylı bilgi edinmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.