İdarenin Hizmet Kusuru Sebebiyle Ödenen KİK Başvuru Bedelinin Tazminine İlişkin Mahkeme Kararı

İstanbul 11. İdare Mahkemesi tarafından verilen ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdari Dava Dairesi’nce onanarak kesinleşen bir karar, ihaleyi yapan idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararların tazmini hususunda önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. Mahkeme, idarenin hukuka aykırı ihale dokümanı hazırlaması ve bu duruma karşı yapılan şikâyet başvurusunu reddetmesi neticesinde isteklinin Kamu İhale Kurumu’na (KİK) itirazen şikâyet başvurusunda bulunmak zorunda kalması ve akabinde idarenin aynı gerekçelerle ihaleyi iptal etmesi durumunda, ödenen itirazen şikâyet başvuru bedelinin idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazmin edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Uyuşmazlığın Esası

Davacı şirket, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen bir yemek hizmeti alım ihalesine ilişkin dokümanda hukuka aykırılıklar tespit etmiş ve bu durumu ihaleyi yapan idareye şikâyet yoluyla bildirmiştir. İdarenin bu başvuruyu haksız bir şekilde reddetmesi üzerine davacı şirket, yasal bir zorunluluk olarak KİK’e itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve bu başvuru için 55.316,00 TL başvuru bedeli ödemiştir.

Davacı şirketin KİK’e başvurusundan kısa bir süre sonra, ihaleyi yapan idare, davacının daha önce şikâyet yoluyla bildirdiği ve kendisinin reddettiği aynı gerekçelere, yani “ihale ilanı ile ilgili eksiklik veya hatalara” dayanarak ihaleyi resen iptal etmiştir. İhalenin iptali üzerine KİK, ortada incelenecek bir ihale süreci kalmadığından bahisle davacının başvurusunu “karar verilmesine yer olmadığı” gerekçesiyle reddetmiştir.

Bunun üzerine davacı şirket, idarenin hizmet kusuru nedeniyle ödemek zorunda kaldığı KİK başvuru bedelinin yasal faiziyle birlikte tazmini talebiyle tam yargı davası açmıştır.

Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi

İstanbul 11. İdare Mahkemesi, Anayasa’nın 125. maddesinde yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü çerçevesinde davayı incelemiştir. Mahkemenin kararında öne çıkan temel tespitler şunlardır:

  • Hizmet Kusurunun Varlığı: Mahkeme, davalı idarenin en başında hatalı ve eksik bir ihale ilanı düzenlemesini, bu hukuka aykırılığa dikkat çeken davacının şikâyet başvurusunu reddetmesini ve ancak davacı KİK’e başvurduktan sonra aynı gerekçelerle ihaleyi iptal etmesini bir bütün olarak değerlendirmiştir. Bu süreç, idarenin hizmeti geç ve kötü işlettiğini, dolayısıyla açık bir hizmet kusuru bulunduğunu ortaya koymaktadır.
  • İlliyet Bağı: Davacı şirketin KİK’e başvurarak 55.316,00 TL’lik bir maliyete katlanması ile idarenin hukuka aykırı eylemleri (hatalı doküman hazırlama ve haklı şikâyeti reddetme) arasında doğrudan bir nedensellik (illiyet) bağı kurulmuştur. İdare, şikâyet başvurusunu zamanında kabul edip gerekli düzeltmeyi yapsaydı, davacı KİK’e başvurmak ve bu bedeli ödemek zorunda kalmayacaktı. İdarenin kusurlu eylemi, davacının zararına doğrudan sebebiyet vermiştir.
  • Başvuru Bedelinin Hukuki Niteliği ve Tazmini: Mahkeme, KİK başvuru bedelinin, ilgililerin hak arama amacı güderken özenli davranmalarını temin etmek amacıyla alındığını, ancak bu bedelin iadesinin mevzuatta her durumda öngörülmediğini belirtmiştir. Buna karşın, idarenin hizmet kusuru nedeniyle ilgililerin yapmak zorunda kaldığı bu tür masrafların, genel sorumluluk hukuku ilkeleri dâhilinde tazmin edilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır. İdarenin hukuka aykırı işlemi neticesinde isteklinin katlanmak zorunda kaldığı maliyet, idare tarafından karşılanması gereken bir zarar niteliğindedir.

Hüküm ve Sonuç

Yukarıda izah edilen gerekçelerle İdare Mahkemesi, davacının talebini haklı bularak davanın kabulüne karar vermiştir. Kararda, davacının Kamu İhale Kurumu’na başvurmasına idarenin kendi kusurlu eylemleriyle sebebiyet verdiği, bu nedenle ortaya çıkan 55.316,00 TL’lik zararın, Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca hizmet kusurunu işleyen davalı idare tarafından yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdari Dava Dairesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir. Bu karar, idarelerin ihale süreçlerindeki hukuka aykırı eylemleri nedeniyle isteklileri maruz bıraktıkları mali külfetlerden sorumlu tutulacaklarını ve bu zararı tazminle yükümlü olduklarını gösteren önemli bir emsaldir.

Bu makale, yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her hukuki durumun kendine özgü koşulları bulunduğundan, benzer bir sorunla karşılaştığınızda profesyonel bir avukata danışmak önem arz etmektedir.

KİK başvuru bedellerinin iadesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.